Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Akciğerimde nodül çıktı, ne yapmalıyım?

Günümüzde check-up (tarama) programlarının ve bilgisayarlı tomografinin (BT) yaygınlaşmasıyla birlikte, “akciğerde nodül” (halk arasındaki tabiriyle akciğerde leke) saptanma oranı oldukça artmıştır. Polikliniklere başvuran hastaların en büyük endişesi, raporda gördükleri bu nodülün doğrudan kanser anlamına geldiğidir.

Her akciğer nodülü kanser değildir. Hatta saptanan nodüllerin büyük bir kısmı, geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı kalan izler veya iyi huylu oluşumlardır. Ancak, hangisinin masum hangisinin riskli olduğunun ayrımı, mutlaka bir Göğüs Cerrahisi uzmanı tarafından, gerekirse multidisipliner bir yaklaşımla (konsey değerlendirmeleriyle) yapılmalıdır. Özellikle akciğer için, aksi kanıtlanana kadar (yalnızca radyolojik görüşle, takiple, veya hücre tanısı konularak) her nodülün kanser olabileceği akıldan çıkartılmamalıdır.

Akciğer nodülü nedir? Neden oluşur?

Akciğer nodülü, akciğer dokusu içinde yerleşmiş, çapı genellikle 3 cm’den küçük olan yuvarlak veya oval şekilli lekelerdir. Türkiye gibi tüberküloz (verem) ve çeşitli akciğer enfeksiyonlarının geçmişte sık görüldüğü ülkelerde, akciğerde kireçlenmiş (kalsifik) nodüllere rastlamak oldukça doğaldır. Bunlar genellikle vücudumuzun eski bir savaştan kalan “yara izleri” gibidir ve tedavi gerektirmezler.

Ayrıca özellikle kadın hastalarda sigara içmiyor olsalar bile, tesadüfen çekilmiş bir akciğer tomografisinde buzlu cam nodülü (GGO) dediğimiz sahalara rastlanabilir. Bu alanlar ciltteki benler gibi düşünülmelidir. Radyolojik tecrübesi olan gözler tarafından uzun yıllar takibi gerekli olabilir.

Bunun dışında nodüller şunlardan kaynaklanabilir:

  • Enfeksiyonlar (Zatürre vb.)
  • Hamartomlar (İyi huylu tümörler)
  • Romatizmal hastalıklar
  • Akciğer Kanseri (Erken evre)

Hangi nodüller riskli kabul edilir? (Ne zaman endişelenmeli?)

Bir nodülün riskli olup olmadığına karar verirken tek bir kritere değil, “bütün resme” bakarız. Riskli gördüğümüz faktörler kabaca şunlardır:

  1. Hasta yaşı ve sigara içme öyküsü: 50 yaş üzeri ve uzun süre sigara içmiş (veya hala içen) kişilerde saptanan nodüllere daha şüpheci yaklaşırız.
  2. Nodülün boyutu ve büyüme hızı: Takip edilen bir nodülün boyutunun artması veya şeklinin değişmesi, ileri tetkik gerektirir.
  3. Nodülün şekli: Kenarları düzensiz, saçaklı (spiküle) yapıda olan, komşu akciğer zarında çekinti yapan, lenf bezlerinde büyüme yapan, hem katı hem buzlu cam görüntüsü içeren nodüller daha yakından incelenmelidir.

Tanı ve takip süreci nasıl işler?

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi kliniğinde, nodül saptanan hastalarımızı uluslararası rehberlere göre değerlendiriyoruz.

  • İzlem (Aktif takip): Eğer nodül çok küçükse (örneğin 4-6 mm) ve iyi huylu özellikler taşıyorsa, belirli aralıklarla (3 ay, 6 ay, 1 yıl) düşük doz tomografi ile takibe alırız.
  • PET-BT çekimi: Nodül büyük boyuttaysa (genellikle 8-10 mm üzeri) ve şüpheli görünüyorsa, metabolik aktivitesini (şeker tutulumunu) görmek için PET-BT isteriz.
  • Biyopsi veya cerrahi: Eğer nodülün kanser olma ihtimali yüksekse, iğne biyopsisi yapmak yerine, o nodülü kapalı yöntemle (VATS) çıkarıp, ameliyat sırasında patolojiye (Frozen inceleme) göndermeyi tercih edebiliriz. Bu sayede hem tanı konulur hem de eğer kanserse aynı seansta tedavi tamamlanır.

Sıkça Sorulan Sorular – SSS

Soru: Akciğerimdeki nodül ağrı yapar mı? 

Cevap: Hayır, akciğer nodülleri genellikle hiçbir belirti vermez ve ağrı yapmaz. Çoğunlukla başka bir sebeple çekilen filmlerde tesadüfen bulunurlar.

Soru: Biyopsi yapılırsa nodül yayılır mı? 

Cevap: Hayır, modern tıbbi yöntemlerle yapılan biyopsilerin tümörü yayma riski ihmal edilecek kadar düşüktür. Ancak akciğer nodüllerinde tanı ve tedavi sürecini hızlandırmak için bazen iğne biyopsisi yerine, nodülün tamamının çıkarıldığı cerrahi biyopsiyi tercih etmekteyiz.

Soru: Her nodül ameliyat edilmeli mi? 

Cevap: Kesinlikle hayır. Nodüllerin çok büyük bir kısmı sadece takip edilir. Ameliyat kararı, yalnızca kanser şüphesi güçlü olan veya takipte büyüyen nodüller için verilir.

*Bu içerik hasta bilgilendirmesi amacıyla Dr. Eyüp Halit Yardımcı tarafından üretilmiştir. Akademik amaç taşımamaktadır.

Leave a comment